Kuru İğne Tedavisi ( Kuru İğneleme )

Kuru İğne Tedavisi ( Kuru İğneleme )

   Kuru iğne tedavisi yan etkisi bulunmayan, tedavi edici olan ve olaya hakim fizyoterapi ve rehabilitasyon uzmanı tarafından uygulandığından hiçbir zarar teşkil etmeyen bir tedavi metodudur. Tedavide kullanılan iğne herhangi bir ilaç barındırmaması sebebiyle kuru iğne adıyla anılmaktadır. Bu sebeple kuru iğne tedavisinde alerjik durumlara, ilaç etkileşimlerine ve yan etkilere rastlanılmaz.

Kuru iğne tedavisi kas romatizması olarak bilinen Miyofasyal ağrı sendromunda sıklıkla uygulanan bir tedavi metodudur. Kas romatizması, iskelet kasları olarak bildiğimiz çizgili kasların hepsinde görülebilmektedir.

Bunun yanı sıra boyun ve bel fıtıklarında, omuz ağlarında ve omuz periartritlerinde, omuz impingement sendromunda tedavi amacıyla kullanılabilen kuru iğne tedavisi kimi zaman tek başına, kimi zaman fizik tedavi ile birlikte, kimi zamanda fizik tedaviye destek amaçlı olarak uygulanmaktadır ve bu tedavi aracılığıyla etkili ve kalıcı sonuçlara ulaşılır. Diz ve bacak ağrıları, diz ve kalça kireçlenmesi rahatsızlıklarında da sıklıkla uygulanan bu tedavi yöntemi kas romatizmasının sebebiyet verdiği terleme ve üşümelerin tedavisinde de kullanılmaktadır. Yine kas romatizmasından kaynaklanan huzursuz bacak sendromu görünümü veren kas romatizması türünde de tedavi edici özelliğe sahiptir.

Kuru iğne tedavisi nasıl yapılır?
Kuru iğne tedavisi nasıl yapılır?

Kuru İğne Tedavisi

Hastanın muayene edilmesinden sonra tanının konulmasıyla birlikte belirli seanslar halinde uygulanır. Tedavi sürecinde uygulamanın yapıldığı bölgenin faaliyetinin mümkün olduğunca azaltılması önerilir. Deneyim ve uzmanlık gerektiren bu tedavi metodu alanında uzman personeller tarafından gerçekleştirilir. Seans sayısı, problemin bulunduğu bölgenin genişliğine, problemin ne süreyle devam ettiğine, hastanın yaşına ve bu rahatsızlığın yanı sıra başka rahatsızlıkların kendini gösterip göstermediğine bağlı olarak değişkenlik gösterir. Kimi zaman tek bir seans yeterli olabilir fakat genel olarak 3-5 seansta uygulanan bu tedavi nadir olarak ise 8-10 seansta uygulanır. Tedavi sürecinde haftada 1 seans uygulanmaktadır.

Tedavinin çok büyük kısmında olumlu sonuca ulaşılmaktadır. Cevapsız ya da dirençli durumlarda sonuç pek yüz güldürücü değildir. Bu durumda genellikle altta yatan başka bir patoloji söz konusu olmaktadır. Fakat ilk muayene esnasında cevapsız yada dirençli durumların söz konusu olması genellikle tespit edilmektedir ve tedavi buna göre planlanır.  Tedavinin % 92-95’inde olumlu sonuca ulaşılan bu tedavinin cevapsız ve dirençleri durumların görülme sıklığı % 5-8’dir.

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • ÇOK OKUNAN
  • YORUM